Wolfenstein, 20 Mayıs itibarıyla PC, PS4, Xbox One'da, yani tüm yeni jenerasyon konsollarda yerini aldı. Bir kısmınız konuyu biliyor olabilirsiniz, yine de hatırlatmakta fayda var; oyun alternatif bir dünyada, Nazi rejiminin 1960'larda bile sürdüğü yıllarda geçiyor ve elimizde silahımız ile macera başlıyor. Oyunun en önemli niteliği ise, 1992’de piyasaya çıkan ilk FPS Wolfenstein 3D serisinin devamı olması.

Efsane serinin son oyunu için tasarımcısı Andreas Ojefors’un değindiği önemli noktaları şöyle bir toparlayalım o halde;
1. PS4 ve Xbox One’da 60 FPS hızında ve 1080p çözünürlükte çalışıyor
Wolfenstein, 1080p çözünürlük ve 60fps hızla hem Xbox One’da hem de PlayStation 4’te yer alıyor. Grafik motoru, her kategorideki oyun platformunda iyi bir görsel desteği sağlamayı vaat eden Id Tech 5’i içerdiği için her iki konsolda da aynı şekilde grafik özellikleri sunuyor. Ojefors’a göre iki yeni platformda aynı görsel desteğin kolayca sağlanabilmesinin nedeni, Xbox One ve PS4’ün grafik özelliklerinin çok ama çok benzer olması.
2. Id Tech 5 grafik motoru ile yapılmış ikinci oyun olacak. (Bu sefer daha gelişmiş bir yapay zeka ile karşımızda)
Bethesda’nın Ekim 2011’de piyasaya sürülen Rage’i, Id Tech 5 ile yapılan ilk oyundu. Wolfenstein: The New Order bu teknolojiyle çalışılan ikinci oyun. Ayrıca MachineWorks yeni yaptığı geliştirmelerle düşman davranışlarındaki yapay zekada bu oyunda fark yaratacak.
Ojefors, “Rage’deki yapay zeka ile bu oyundaki yapay zeka arasında muazzam bir farklılık var. Daha aktif davranan ve taktikleri gelişmiş düşmanlar istiyorduk ve yapay zeka sistemindeki köklü değişikliklerle dövüş tasarımını da geliştirmiş olduk. Bu sefer karşınıza çıkan düşmanlar, kenarlara köşelere hızlıca saklanan, yakın mesafeden saldıran ve daha zeki halde hareket edenlerden olacak. Öyle saatlerce duvarın arkasında saklanan düşmanlar bu oyunda söz konusu değil” diyor ve ekliyor “çok bekletirseniz bir süre sonra yakınınıza gelip saldırmaya başlayacak türdeler, yani çok fazla sabit duramayacaksınız. Adeta bir dövüş dansı yaşanacak.”

3. Bu oyun sadece Wolfenstein ismine değil, geçen sene çıkan tüm Id Software ve FPS oyunlarına gösterilen bir saygı
The New Order tamamıyla hareketli olabilen ve mobil karaktere odaklanmış durumda. Yani düşmanının üzerine giden, ondan kaçıp anında yok etmeye odaklı şekilde oynarsanız hayatta kalıyorsunuz. Az önce de bahsedildiği gibi, yüksek yapay zekayla bu sefer düşmanlar iki dakika köşede soluklanmamıza izin vermeyecek gibi görünüyor.
Sağlık göstergesini sayı olarak gösteren oyunda, çok az canınız kalıp öldüğünüzde %20 canla tekrar oyuna geri dönüş yapıyorsunuz. Yoğun karşılıklı dövüşe odaklanıldığı için bölümler zorlu geçecek.
Ojerfors’un açıklamasına göre, hikayenin üzerinden bol aksiyonla ilerlerken dramı, tarih ve gizem ögelerini de dozunda tutmaya çalıştıklarını belirtmiş.
4. Doom 4 Hakkında birkaç ipucu The New Order ile gelecek
Wolfenstein’ı ön siparişle aldığınızda Doom 4’e beta erişim kazanma hakkınız oluyordu. Yıllarca geliştirme döneminde olan Doom 4 için bu umut verici bir gelişme aslında. Öte yandan, Doom 4'de id Tech 5 grafik motoruyla çalışacak. Yani, Wolfenstein: The New Order ile yakın olacağı için, grafikler hakkında şimdiden fikir sahibi olabilirsiniz.

5. Oyun, Companion uygulaması ile birlikte geliyor
Günümüzde çoğu insan, FPS oyunlarını multiplayer özelliği olmadan piyasaya sürmenin kötü bir fikir olduğunu düşünür. Ancak MachineGames bu klişeye karşı geldi. Tamamen multiplayer olmasa da böyle bir dinamik companion uygulaması ile sağlanacak.
“Bu uygulamada haritalar ve ekstradan toplayabileceğiniz eşyalar bulunmakta” diyor Ojerfors. “Yolunuzu ve eşyalarınızı bulmanıza yardımcı olacak bir arkadaşınız da size eşlik edebilir” diye de ekleyip yorumunu bitiriyor.
Pekala companion uygulaması şimdilik çok bir yenilik getirmese de, gelecekte farklılık yaratabilecek gibi duruyor.
Wolfenstein ile ilgili incelememizi, Wolfenstein: The New Order İnceleme takip edebilirsiniz. Bizimle kalın.






0 yorum:
Yorum Gönder