26 Mart 2014 Çarşamba
Facebook, Oculus Rift'i Satın Alıyor
Facebook, Oculust Rift'i bugün duyurduğu haberde 2 milyar dolara satın alacağını açıkladı.
Facebook kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg, Oculus Rift'i satın alma sebebini şu sözlerle açıklıyor: "Küçük ve taşınabilir platformlar günümüzde önemli ölçüde yer kaplamakta, gelecekte bu platformlarla bağı koparmamak için kendimizi buna hazırlıyoruz. Oculus Rift, en güçlü sosyal platformu oluşturmak için önemli bir adım. Çalışma, oynama ve iletişim tarzımıza yeni boyutlar kazandırmak için bize büyük şans tanıyor."
Oculus'un kurucu ortağı Brendan Iribe, heyecanını şu şekilde belirtiyor: "Mark ve Facebook ekibiyle çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. Sanal gerçeklik platformunu en iyi şekilde dünyaya sunmak adına canla başla çalışıyoruz. Bu platform insanları sihirli bir yolla birbirine bağlayarak sosyal deneyimi en üst düzeye çıkaracak. Dünyanın imkansızı gerçekleştirmesi için devrimsel bir teknoloji olan Oculus Rift'in sadece bir başlangıç olduğunu söyleyebilirim."
Tam satın alma işleminin tarihi ise 2014'ün 2. çeyreği olarak gözüküyor.
Watch Dogs'un Yeni Demosu Nisanda Gösterimde!
Merakla beklenen Watch Dogs ile ilgili daha önce hiç yayınlanmamış yeni bir demo, PAX East fuarında ilk defa izleyicilere gösterilecek.
Watch Dogs'un yapımcısı Ubisoft, bugün PAX East fuarında göstereceği oyunların bir listesini paylaştı. Bu listede yer alan oyunlar arasında Watch Dogs ile beraber Crew gibi isimler de var.
11 - 13 Nisan tarihleri arasında yapılacak olan PAX East'te yer alacak Ubisoft, Watch Dogs'un daha önce görülmemiş bir demosunu izleyicilerle buluşturacağının müjdesini verdi. Bunun dışında online yarış oyunu Crew da yeni demosuyla izleyicilerin karşısında olacak. Ayrıca Trials Evolution'ın devamı niteliğinde gelecek Trials Fusion'ı da, PAX'a katılan oyunseverler ilk elden deneme şansı yakalayacak.
Watch Dogs'un yeni demosu yayınlanır yayınlanmaz sizlerle paylaşacağız.
Titanfall Hakkında Yeni Haberler Var
Titanfall'u yapan Respawn Entertainment'ın baş ismi Vince Zampella'nın Twitter hesabından yaptığı açıklamalara göre oyun hakkında bir takım yeni haberler var. Zampella, ilk DLC'nin henüz hazır olmadığını söyledi. Fakat yeni gelecek olan tüm oyun modlarının bütün oyun sahiplerine bedava olacağını da sözlerine ekledi. Anlaşılan o ki para ile satılacak olan içerikler yeni haritalar ve/veya yeni silahlar olacak. Ayrıca "Double XP Weekend Events" yani 2 kat deneyim puanı kazanılacak haftasonu aktivitelerinin de yakında başlayacağını ekledi. Diğer yandan bugün yaşanan bağlantı probleminin saatler içerisinde düzeltildiği ve özellikle Xbox One kullanıcılarının Titanfall'a eskisi gibi girebileceği söylendi. Şimdilik Titanfall haberlerimiz bu kadar... Takipte kalın.
25 Mart 2014 Salı
Avea'dan Galaxy Note 3 Neo alanlara fırsat!
Salı, Mart 25, 2014
Yorum Yok
Son teknoloji cihazları müşterileriyle buluşturmaya devam eden Avea; Galaxy Note serisinin yeni modeli Galaxy Note 3 Neo'yu, ayrıcalıklı tarife ve fiyat teklifleriyle Avea İletişim Merkezleri'nde müşterilerinin beğenisine sunuyor.
Galaxy Note 3 Neo'yu taahütlü alanlara ilk 2 fatura Avea'dan hediye!
Avea, Samsung Galaxy Note 3 Neo'yu tercih edenler için de avantajlı paketler sunmayı sürdürüyor. Galaxy Note 3 Neo, ayda 25 TL'den başlayan avantajlı tekliflerle mobil teknoloji tutkunlarıyla buluşuyor. Üstelik, Galaxy Note 3 Neo kampanyasından taahhütlü olarak yararlanmak isteyen Avea'lıların, ilk 2 ay boyunca, faturalarının 50 TL'lik sabit ücreti Avea tarafından hediye ediliyor. Avealılar, taahhütlü ve taksitli seçeneklerin yanı sıra, Galaxy Note 3 Neo'ya peşin fiyatına 1.799 TL'ye sahip olabilecekler.
Galaxy Note 3 Neo, üstün performans özellikleriyle geliyor
Şık ve kullanım kolaylığı sunan özel tasarımıyla tüm dünyada büyük beğeni toplayan Samsung Galaxy Note 3 Neo; tasarım ve performansa aynı anda sahip olmak isteyen tüm mobil teknoloji tutkunları için iyi bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Galaxy Note 3 Neo, Android 4.3 Jelly Bean işletim sistemi, 5.5-inç boyutunda HD çözünürlüklü Super AMOLED ekranı, S-Pen ekran kalemi ve Galaxy Gear akıllı saat desteğinin yanı sıra 5. nesil WiFi, Bluetooth 4.0 gibi son teknoloji özelliklerle satışa sunuluyor. Galaxy Gear ile uyumlu olarak sunulan Samsung Galaxy Note 3 Neo, sahip olduğu 6 çekirdekli Exynos işlemcisiyle üstün performans sunarken, 8 MP arka ve 2 MP çözünürlüklü ön kameralarıyla da kaliteli bir fotoğraf deneyimi sunuyor.
Apple iPhone'la öldürdüğü kalemi geri istiyor
Salı, Mart 25, 2014
Yorum Yok
Mobil dünyada, Apple'ın parmakla dokunmayı mümkün kılan ilk iPhone telefonu piyasaya çıkmadan önce hakim olan trend, Stylus, yani dokunmatik ekran kalemi ile çalışan mobil cihazlardı. Hatta Apple bile, Newton isimli dokunmatik cihazının merkezine stylus'u eklemişti. Ancak Steve Jobs'un sahnede öve öve bitiremeyerek pazarladığı ilk iPhonesonrasında Stylus'lar büyük bir düşüşe geçti ve kısa bir süre sonra piyasada stylus'lu mobil cihaz bulunamaz hale geldi.
Fakat, ince çizgiler çizmek, küçük sanal ekran klavyelerinde harf seçmek gibi işlemler için çok başarılı olan stylus'un yokluğu yıllarca çoğu profesyonel kullanıcıyı isyan ettirince, Samsungşikayetleri dikkate alıp risk altına girerek Galaxy Note telefonunu üretti. Stylus ile beraber gelen bu model o kadar büyük beğeni topladı ki, biz de yayınlarımız da insanoğlu medeniyetinin stylus'la tekrar barışması yorumlarını yaptık. Ardından gelen yıllarda ise mobil telefonlarda stylus kullanımı giderek arttı.
Apple cihazlarında da stylus kullanmak mümkün oluyordu ancak kalın kauçuk uçlu bu üçüncü parti styluslar ne yazık ki, insan parmağından farklı sonuçlar vermiyordu. Apple cihazlarındaki eleştirilen noktalardan biri de hep stylus eksikliği oluyordu. Apple'ın şimdi yeni bir patent başvurusunda, özel bir stylus tasarladığı ortaya çıktı. Alışılmış kalın kauçuk uçlu iPhone/iPad stylus'larının aksine yeni staylus'un ince bir ucu olduğu dikkat çekiyor. Hatta ikinci çizimde Apple'ın fırçaya benzer bir stylus tasarlamış olduğu da anlaşılıyor. Böylece Apple'ın, mobil cihazlarda yazı yazmak, klavyede harf seçmek, çizim yapmak için kalemlerin parmaktan daha üstün olduğu gerçeğini kabullendiğini söylemek mümkün olabilir. Hatta bu durumun, Newton ile tarihe karışan stylus'un, Apple için geri dönüşü olarak yorumlamak da mümkün.
Bakalım, parmakla çizim yapmak, yazı yazmaya çalışmak, minicik ekran klavyelerinde yanlış harflere basarak harcanan ve kaybolan yıllarımız için Apple'dan ayrıca bir özür gelecek mi?
24 Mart 2014 Pazartesi
Facebook Oyunları Öldü Mü Sanıyorsunuz?
Pazartesi, Mart 24, 2014
Yorum Yok
Facebook oyunları henüz ölmedi! Uzun süredir pek konuşulmayan bu Facebook oyunları, aslında hala iyi yönde ilerliyor. Bugün bir sosyal medya ağının yayınladığı bir rapora göre, her ay 375 milyon kişi cep telefonları ve bilgisayarlarından Facebook oyunları oynuyor.
Tüm bunların yanında Facebook her gün 735 milyona yakın Facebook oyun göndermesi yapıyor. Cross-platform oyuncularının da single-platform oyuncularından 2,4 kat daha fazla olduğu söyleniyor.
GDC'de ise Facebook oyuncularındaki bu davet etme ve istek sisteminin değişeceği konuşulmuş. Kullanıcıları rahatsız etmeyecek derece ayarlanacağı söylenmiş ve ne yalan söyleyelim, bu konuda açıklamaları merakla bekliyoruz.
Detayları takip edeceğiz, bizimle kalın.
Britanya'da Lider Kim Oldu?
Her hafta olduğu gibi bu haftada Britanya'da en çok satan oyunların listesi yayınlandı. Avrupalı kullanıcılarında eğilimini yansıtması yüzünden oldukça önemsenen bu listede tepeye oturabilmiş bir oyunun, diğer bölgelerde de tepede olması çok şaşırtıcı olmayacaktır. Bu haftaki listeye baktığımızda inFamous: Second Son listenin ilk sırasında yer alıyor. İkinci sırada ise aldığı onca eleştiriye rağmen Metal Gear Solid 5: Ground Zeroes bulunuyor. Listenin üçüncü sırasında ise Titanfall yer almakta. O listenin tamamı ise şöyle:
- inFamous: Second Son
- Metal Gear Solid 5: Ground Zeroes
- Titanfall
- Final Fantasy X/X-2 HD Remaster
- South Park: The Stick of Truth
- FIFA 14
- Dark Souls 2
- The LEGO Movie Videogame
- Plants Vs Zombies: Garden Warfare
- Minecraft: Xbox 360 Edition
- Thief
- Call of Duty: Ghosts
- Battlefield 4
- Assassin’s Creed 4: Black Flag
- LEGO Marvel Superheroes
- Yoshi’s New Island
- GTA 5
- Aliens: Colonial Marines
- Need for Speed: Rivals
- Rayman Legends
The Witcher 3 Çıkış Tarihi Belli Oldu
Birçok kişinin 2014'te en çok beklediği oyun olan The Witcher 3: Wild Hunt'ın çıkış tarihi sonunda açıklandı. Ancak bu açıklama çıkış tarihini netleştirse de oyuncuları üzdü.
Resmi siteden açıklama yapan CD Projekt RED, The Witcher 3 üzerinde uzun zamandır uğraştıklarını ve oyunu 2014'ün sonunda çıkartmayı planladıklarını, ancak istedikleri kaliteye ulaşması için oyunu birkaç ay ertelediklerini belirtti. Ertelenme sonrasında The Witcher 3: Wild Hunt'ın çıkış tarihi 2015'in şubat ayı olarak kesinleşti.
The Walking Dead: Sezon İki - Bölüm 2 İnceleme
Kültür dünyasının üç alanında birden at koşturan The Walking Dead serisi, oyun alanında hız kesmeden devam ediyor. İkinci sezon, ilk bölümle birlikte hızlı bir giriş yapmıştı. Clementine’ı devraldığımız ilk bölüm her ne kadar başarılı olsa da ilk sezonun başarısını tam olarak yakalayamayacak gibi bir izlenim uyandırmıştı bende. İkinci bölümse şüphelerimi yıkmayı başardı.“Hikaye Nerede Kalmıştı”
The Walking Dead: Sezon İki Bölüm 2 - A House Divided, ilk bölümün bıraktığı yerden giriş yapıyor. All That Remains’in sonunda zor durumdaki Pete ve Nick arasında karar kılmamız gerekmişti. İkinci bölümde de bu kararın getirdiği sonuçlarla başlıyoruz. Giriş sekansının ardından bölümün ana konusuna girmeye başlıyoruz.
Her şeyi açık etmek istemiyorum, ama ilk bölüme göre daha büyük olaylarla karşılaşacağınızın sözünü verebilirim. Bölümün isminden de anlayabileceğiniz üzere karakterlerimizi yeni tehlikeler bekliyor. Oyunun başlarında tehlike altında olduklarını anlayan grubumuz evlerinden ayrılmaları gerektiklerine karar veriyorlar. Gelişen olayların ardından da yeni bir sığınak arayışına başlıyoruz.
Hikaye anlatımı konusunda ikinci bölümün ilk bölüme göre en büyük farkı, heyecanın aksiyondan çok, sessiz sahnelerle sağlanması oldu. Tabii ki aksiyon sahneleri olduğu gibi yerini koruyor. Buna ek olarak bulunan sessiz sahnelerden kastım gerilim ve korku dolu anlar. Clementine’ın zor bir durumdan dilini kullanarak kurtulmaya çalışması ve karşınıza çıkan gizemli birinin kim olduğunu bilememek gibi durumlar heyecan yaratıyor.
Aynı şekilde hikayenin kendisi ve karakterler de başarılı bir şekilde işlenmiş. İlk bölümde yeni bir grupla karşılaşıyor ve onların güvenini kazanmaya çalışıyorduk. Bu seferki hikayeyse biraz daha büyük çaplı. İçerisinde bulunduğumuz gruptaki insanları sorguluyor ve yeni karakterlerle karşılaşıyoruz. Oyun The Walking Dead evreninde geçtiği için kimin, nasıl bir kişilik olduğu meçhul. Karakterleri yargılarken seçiminizi bir dedektif gibi doğru yönde kullanmak isteyeceksiniz. Bu da oyuna ayrı bir gerilim ve heyecan katıyor.
“Neden Bu Kadar Kısa?”
Oynanış olarak A House Divided’ın All That Remains’ten farklı olarak getirdiği bir yenilik yok. Zaten Telltale’in oyunlarında sezonlar arası hikaye harici pek de değişiklik olmadığı için oynanış olarak bir yenilik beklentim yoktu. Asıl değinmek istediğim noktaysa oynanış süresi. Telltale Games’in çıkardığı son iki bölüm (The Walking Dead: Sezon İki - Bölüm 1 ve The Wolf Amons Us: Bölüm 2) bir buçuk saat gibi oldukça kısa bir süreye sahipti. A House Divided’da bizlere çok fazla bir şey vaat etmiyor. Ek olarak yalnızca on dakika daha uzun bir süreye sahip olduğunu söyleyebilirim.
“Devamını Bekliyoruz”
Kısaca söylemek gerekirse The Walking Dead’in yeni bölümü, eğer ilk bölümde kafanızda olumsuz şeyler oluştuysa sizi son derece mutlu edecek. Hikaye, karakter gelişimi, heyecan, gerilim, aksiyon…Her şey tam kıvamında. Bir de sonraki bölümü beklemek zorunda kalmasak tam olacak.
Zombie Assault:Sniper
Daha önce hiç görülmemiş bir virüs, şehirin her yanına adeta bir orman yangını gibi yayılıyordu...
Hala canlı olarak kalabilen ve kurtarılmayı bekleyen masum insanlar köşe bucak gizleniyorlar. Bu insanların umudu olmalı ve vahşi zombileri yok ederek güvenliği sağlamalısınız. Bunun için kullanabileceğiniz birbirinden güçlü silahlara ve ekipmanlara sahipsiniz. Başarıyla geçtiğiniz bölümlerde kazandığınız puan ve paraları kullanarak yeni silah ve ekipmanlar satın alabileceğinizi de unutmayın.
Oldukça sürükleyici bir yapıya sahip olan Zombie Assault:Sniper, aksiyon ve heyecanı damarlarınıza kadar hissettmenizi sağlayacak harika bir oyun!
Oyun Özellikleri:
- Çarpıcı kalitede grafikler
- Sürükleyi hikaye
- 16'dan fazla silah
- Sezgisel kontroller
- Sürükleyi hikaye
- 16'dan fazla silah
- Sezgisel kontroller
HotSchedules
Takım çalışması her zaman kulağa geldiği kadar kolay olmayabilir. Takım üyelerinin koordinasyon içinde çalışması, doğru zamanlama ile doğru görevleri yerine getirmeleri gerekebilir. Bu gibi durumlar için iPhone yine yardıma koşuyor. HotSchedules uygulaması, takım üyelerinin görevlerini ve zamanlamalarını düzenleyerek hangi işin ne zaman yapıldığını ve sırada hangi görevin olduğunu kontrol ederek çalışmanın planlandığı gibi yürümesini sağlıyor. Ortak bitirme projesi alan öğrencilerin veya aynı projede çalışan iş arkadaşlarının işini kolaylaştıracak bir uygulama.
Galaxy S5, Galaxy S4'ten ucuz olabilir!
Pazartesi, Mart 24, 2014
Yorum Yok
Galaxy S5'in pek ucuz bir telefon olmayacağını hepimiz biliyoruz. Ancak ona sahip olmayı düşünenleri biraz olsun sevindirecek bir haberimiz var: Galaxy S5, Galaxy S4 kadar pahalı olmayabilir.
ZDNet Korea'nin raporuna göre Kore medyası, Samsung Galaxy S5'in fiyatının 830 dolar olduğunu söylüyor. SIM kilitsiz Galaxy S4'ün yurtdışı fiyatının 900 doların üsünde olduğunu düşündüğümüzde düşüşün önemli olduğunu söylemek mümkün.
Ancak bu fiyatın mağazalara yansıyacağının elbette hiçbir garantisi yok. Bunun yanında her zaman olduğu gibi telefonun ülkemizde yurtdışı fiyatlarından daha yüksek fiyatlarla satılmasını bekleyebilirsiniz.
23 Mart 2014 Pazar
Titanfall Yeni Oyun Modları Alıyor
Titanfall, geçtiğimiz günlerde hızlı çıkışıyla tüm dikkatleri üzerine toplamıştı. Modları azlığı ve silah çeşitliliğinin olmaması sebebiyle kalbi kırılan Titanfall için Respawn Entertainment söz verdiği gibi kolları sıvadı.
Firmanın ortaklarından Vince Zampella, yeni modların çok yakında geleceğini söyledi; fakat oyunun söylentisi duyulan 3 ayrı DLC'si için henüz yorum yapmadı.
Kimi için oyunun 5 ayrı modu yeterken, kimi de Call of Duty: Ghosts'ta tam tamına 13 modun bulunduğunu söyleyip bu konudan şikayet ediyor. Bakalım Respawn Entertainment bunun ortasını tutturabilecek mi?
Detayları takip edeceğiz, oyunun Xbox 360 versiyonu 8 Nisan'da piyasaya sürülecek.
Titanfall'un İlk 8 Dakikası'nı ve incelemesini sitemizde bulabilirsiniz. Bizimle kalın.
Panasonic'ten 60FPS kaydedebilen kamera!
Pazar, Mart 23, 2014
Yorum Yok
Panasonic, HD ve Full HD çözünürlükte görüntüleri saniyede 60 kare hızda kaydederek, en küçük detayları bile yakalayabilen 4 yeni güvenlik kamerasını tanıttı. Panasonic tanıttığı "6 Serisi" güvenlik kameralarıyla özellikle havalimanı, otel ve stadyum gibi iç mekanları hedefliyor.
Panasonic'in piyasaya sunduğu 6 Serisi güvenlik kameraları, HD ve Full HD çözünürlükte görüntüleri saniyede 60 karehızda kaydederek her türlü ışık koşulunda en küçük detayları bile yakalayabiliyor.
Panasonic'in, dış mekan güvenlik kameralarına eklediği iç mekan güvenlik kameraları modelleri şöyle:
WV-SFN611L: İç mekan, sabit tip, 720p çözünürlük
WV-SFN631L: İç mekan, sabit tip, 1080p çözünürlük
WV-SFR611L: İç mekan, sabit tip, dayanıklı, 720p çözünürlük
WV-SFR631L: İç mekan, sabit tip, dayanıklı, 1080p çözünürlük
WV-SFN631L: İç mekan, sabit tip, 1080p çözünürlük
WV-SFR611L: İç mekan, sabit tip, dayanıklı, 720p çözünürlük
WV-SFR631L: İç mekan, sabit tip, dayanıklı, 1080p çözünürlük
Panasonic'in piyasaya sunduğu yeni güvenlik kamerası modelleri, farklı ışık koşullarına uyum sağlayan akıllı kızılötesi LED'ler sayesinde (IR-LED) çok az enerji tüketiyor ve yüzlerin kolayca görülebildiği net görüntüler sağlıyor.
17.424 SMS'le inanılmaz bir intikam!
Pazar, Mart 23, 2014
Yorum Yok
Eğer bir PlayStation 3 almış olsanız ve size asla ulaşmasa, dolandırıcılardan nasıl bir intikam alırdınız? William Shakespeare'in oyunlarını içeren 17.424 kısa mesaj göndermek güzel bir seçenek gibi duruyor.
Bristol Post'a göre, grafik tasarımcısı Edd Joseph'in yaptığı şey de tam olarak buydu, hatta tam olarak intikamını almayı bitirmiş bile değil. Joseph'in söylediğine göre, online bir satıcıdan 80 Pound karşılığında bir PlayStation 3 almaya karar verdi ancak parasını ödese de konsol asla eline ulaşmadı. Bunun karşılığında Joseph, Shakespeare'in 37 oyununun tamamınıkendisini dolandıran satıcıya göndermeye karar verdi. 17.424 mesaj ise bu oyunların 22'sine denk geliyor. Kalan 15 oyunun oluşturacağı mesaj sayısı ise, Joseph'in kurbanı için 11.881 mesaj daha anlamına gelmekte.
Joseph'in elinde sınırsız miktarda mesaj hakkı bulunduğu için bu intikam şekli ona bedavaya geliyor ve her bir oyunu kopyalayıp yapıştırabildiği için yazma derdinden de kurtulmuş oluyor. Alıcıya ise mesajlar bölünmüş bir halde ulaşıyor. Başka bir deyiş ile alıcının telefonu durmadan titriyor. Ancak görünene göre, yazıların tarihi ve popüler statüsü alıcı için kaybolmuş durumda çünkü bunların Shakespeare yazıları olduğunu anlamış değil.
"İlk cevabımı bir saat sonra aldım ve ondan sonra da taciz içeren birkaç mesaj daha aldım... Ama yakın zamanda beni aramaya ve telefon üzerinden taciz etmeye başladı." Joseph'in Post'a kurduğu cümleler bu şekilde. "Ona oyunları beğenip beğenmediğini sormaya çalıştım ancak kendisi oldukça şaşkındı."
Joseph, bu işleme devam edeceğini ve "tahminen çok fazla tecrübe etmemiş birine kültür katmaya" çalışacağını söylüyor.
Eğer bir tavsiye cümlesi kurulacak olur ise, online dolandırıcılara Joseph'in parasını iade etmelerini önermek yapılacak en doğru şey olur. Eğer PlayStation 3 için verdiği 80 Pound'un uğruna 29.305 mesaj atmaya üşenmiyor ise, yaklaşık olarak 350 Pound'a satılan PlayStation 4 ile dolandırılır ise neler yapabileceğini siz düşünün...
22 Mart 2014 Cumartesi
Hotspot Shield VPN for Android
150 milyon indirmeden daha fazlasına sahip dünyanın en popüler VPN'i.ÜCRETSİZ deneyin!
* Herhangi web sitesinin engellemesini kaldırın- Twitter'ın engellemesini kaldırın, Facebook'un engellemesini kaldırın, YouTube'un engellemesini kaldırın veya benzer Netflix ve Hulu engellerini kaldırın.
* Herhangi yerde mobil VOIP servislerine ve Skype ile Viber gibi hizmetlere sınırsız erişim verin
* HTTP şifreleme ile WiFi bağlantınızı güven altına alın
* Hackerlerin gizli bilgilerinizi çalmasını engelleyin
* İnternette gizli ve anonim olarak tarama yapın
* Android İS versiyonu 2.x ve 4.x ile uyumlu
* Herhangi yerde mobil VOIP servislerine ve Skype ile Viber gibi hizmetlere sınırsız erişim verin
* HTTP şifreleme ile WiFi bağlantınızı güven altına alın
* Hackerlerin gizli bilgilerinizi çalmasını engelleyin
* İnternette gizli ve anonim olarak tarama yapın
* Android İS versiyonu 2.x ve 4.x ile uyumlu
Özellikler: Masaüstü sürümde sevdiğiniz harika özellikleri kullanın!
* Wi-Fi etkin noktaları kullanırken kendinizi koruyun (VPN şifreli tüm internet trafiği);kimliğinizi ve IP adresinizi koruyun ve istenmeyen izlemeyi durdurun. Gizliliğiniz ihlal edilmeden iletişim ve paylaşım yapın.
* En sevdiğiniz sitelerinize erişim sunar: Herhangi engellenmiş içeriğin ve servisin engelini kaldırmak - Facebook, Skype, BBC, YouTube, Twitter, Flickr, Netflix, Hulu, Pandora, Viber, VOIP veya diğer servisleri işte, okulda ya da seyahatta iken kullanın.
* E-posta veya SMS ile uygulamayı hızlı bir şekilde sevdiklerinizle paylaşın, böylece onlar da bağlantılarını güven altına alabilirler! İletişim listenizden en iyi önerileri sunar. Herhangi kişisel bilgiyi DEPOLAMIYORUZ.
* En sevdiğiniz sitelerinize erişim sunar: Herhangi engellenmiş içeriğin ve servisin engelini kaldırmak - Facebook, Skype, BBC, YouTube, Twitter, Flickr, Netflix, Hulu, Pandora, Viber, VOIP veya diğer servisleri işte, okulda ya da seyahatta iken kullanın.
* E-posta veya SMS ile uygulamayı hızlı bir şekilde sevdiklerinizle paylaşın, böylece onlar da bağlantılarını güven altına alabilirler! İletişim listenizden en iyi önerileri sunar. Herhangi kişisel bilgiyi DEPOLAMIYORUZ.
inFamous Second Son İnceleme Puanları
OYUNUN ARTI YÖNLERİ
- Tam bir görsel şölen
- Dolu dolu aksiyon
- Farklı güçler
- Başarılı Türkçe dublaj
OYUNUN EKSİ YÖNLERİ
- İlk iki oyunla oynanış mekaniği olarak neredeyse aynı olması
- Görev kalitesi yetersiz
- İlk iki oyuna göre zayıf kalan hikaye
inceleme puanı
8.9
- Grafik:9.6/10
- Ses / Müzik:9.0/10
- Hikaye / Atmosfer:7.5/10
- Oynanabilirlik:8.5/10
inFamous Second Son İnceleme (En detaylı İnceleme)
Bir konsolun satılmasını istiyorsanız, o konsola ait iyi oyunlar çıkarmanız gerekir. Tabii ki bu işin pazarlaması ve daha bir çok detayı var. Fakat doğruya doğru, iyi oyunlara sahip olmayan konsolu kimse satın almaz. Şimdi yeni nesil konsollara baktığımızda gördüğümüz şey çok iç açıcı değil. PS4 tarafında da Xbox One tarafında da bana kalırsa özel oyunlar yeterli kaliteye ulaşamadılar. Yakın zaman önce incelediğimiz Dead Rising 3, belki de bu özel oyunlar arasından en iyi olanıydı. Ama bir klasik miydi? Kesinlikle hayır. Konsol sattıracak bir oyun muydu? Bana kalırsa cevap yine aynı. Fakat dediğim gibi, genel olarak bakıldığında yeni nesle özel en derli toplu oyundu Dead Rising 3. Ama o incelemede de belirttiğim gibi benim asıl merak ettiğim oyun inFamous’tı. Yayınlanan videoları ile iştahımı kabartmış, gerçek bir yeni nesil oyunun kapıda olduğunu çıtlatmıştı. Konsol sattıracak “o” oyun inFamous olabilirdi!
Büyük beklentiler ile başına oturduğum inFamous’ı dolu dolu oynadım, gezdim, görev yaptım, bol bol sömürdüm. Peki inFamous: Second Son, istediğim kıvamda bir oyun olabilmiş miydi? Konsol sattıracak o oyun muydu?
İsterseniz gelin bunun cevabına beraber bakalım.
“Hikayedeki İkinci Evlat"
İlk olarak PlayStation 3’te karşımıza çıkan inFamous, açık dünya aksiyon oyunlarına farklı bir tat getirmişti. Dilediğiniz gibi gezebildiğiniz dünyada özel güçlere sahip bir karaktere can veriyordunuz. Cole isimli bir karakteri yönettiğimiz inFamous, kendisinden bir hafta sonra piyasaya çıkan Prototype’ın gölgesinde kalmıştı belki, fakat bu onun başarılı bir yapım olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Nitekim sağda solda çok konuşulmasa da Sony, projeden memnun kalmış olacak ki devam oyunu için karar almıştı.
İlk oyundan kalite olarak daha iyi olan inFamous 2, açıkçası yine çok ses getiren bir oyun olmamıştı. Özellikle PS3’e özel bir oyun olarak, Uncharted ve GoW gibi diğer özel oyunların gölgesinde kalmıştı. Fakat Sony, yine de markasına güvendiğini gösterdi ve PS4 ile beraber önemli bir onuru inFamous serisine bahşetti. Serinin üçüncü oyunu PlayStation 4 konsolunun çıkış oyunlarından biri olarak lanse edildi.
Killzone: Shadow Fall’un ardından PS4 için en büyük yapımlardan biri de inFamous: Second Son olacaktı. Yapımcı firma da bu fırsatı bir şans olarak görerek seri de farklı bir yol izleme kararı aldı. Yeni oyunculara ulaşabilmek adına inFamous’ın ilk iki oyunda devam eden hikayesini bir kenara bıraktı ve farklı bir hikayeye geçiş yaptı. İlk iki oyundan tanıdığımız ağırbaşlı karakterimiz Cole yerine Delsin isimli daha genç ve uçarı bir karakteri tercih eden yapımcı firma Sucker Punch, hikayede de “restart” tuşuna bastı ve farklı bir alt metni olan yeni bir dünyayla bizleri tanıştırdı.
Karakterimiz Delsin’ın hikayesi çok sıradan başlıyor aslında, fakat Delsin’a giriş yapmadan önce onun yaşadığı
“Özel Güçler vs Devlet”
İçerisinde bulunduğumuz dünyada iki tip insan vardır. Bunlardan bir tanesi sokakta her gün görebileceğimiz normal insanlarken, diğerleri özel güçlere sahip Konduit adı verilen insanlardır.
Yetkili Konduitlerden oluşan ve devlete bağlı çalışan DUB isimli bir organizasyonsa özel güçlere sahip olan bu insanları mahkum etmektedir. Konduitlerin sıradışı olması sebebiyle tehlike barındırmasından dolayı “Bioterörist” adı altında bu insanları teker teker avlamakta ve hapishaneye koymaktadır.
Yönettiğimiz karakter Delsin ise asi bir gençtir, polis olan ağabeyine nazaran söz dinlemez, kural tanımaz bir yapıdadır. Ancak ne olursa olsun Delsin, sıradan kasabalı bir gençtir. Ta ki kasabada gerçekleşen bir kazaya kadar. O kaza sonucunda bir anda özel güçlere sahip olarak bir Konduit’e dönüşen Delsin, hem kendisinin hem de kasaba ahalisinin başını belaya sokar. Bu belayı tersine çevirmek içinse şehre, yani olayların merkezine inmesi gerekmektedir. Ağabeyini de peşinden sürükleyen Delsin’in macerasıysa tahmin ettiğiniz gibi bu kadarla sınırlı kalmaz, dallanır budaklanır.
inFamous’ın ilk iki oyununda hikaye işini iyi kıvıran yapımcı firma, Second Son’da çıtayı biraz düşürmüş. Özellikle ilk oyuna kıyasla Second Son’ın hikayesi çok daha klişe ve tahmin edilebilir bir hal alıyor. Ama klişe olması, izlerken zevk almayacağınız anlamına gelmesin. Hikayedeki bu düşüşü, oyunda yer alan karakterler oldukça güzel toparlamış. Delsin’ın ağabeyiyle diyaloğu, oldukça farklı kafalardaki yan karakterler, ara sahnelerin izlenebilirliğini oldukça güçlendirmiş. Önceki oyunlardaki esprili anlatım yer yer dozajını aşsa da keyifli bir kıvamda kalmış. Bu açıdan inFamous: Second Son bizden geçer notu alıyor.
“Kurgudan gerçeğe; Hoş bulduk Seattle!”
Hikayeden nemalanmışken, hikayenin geçtiği dünyayla yolumuza devam edelim.
İlk iki oyunda yer alan kurgu şehri Empire City yerine bu sefer gerçek bir yer tercih edilmiş. Yeni oyunumuz artık Seattle’da geçiyor. Daha önce hiç gitmediğimden beni çok fazla ilgilendirmeyen bu gerçeği bir kenara bırakırsak, aslında mantık olarak Empire City’den çok da farklı değil Seattle. Ancak eski şehrimize oranla gecekondu kısımları bir hayli az ve gittiğiniz her yerde yüksek binalar ile karşılaşıyorsunuz. Oyunun mekanikleri de buna göre uyarlandığı için burada bir sıkıntımız yok. Açık dünya yapısı sayesinde dilediğiniz gibi çevreyi gezebilir, karşılaşacağınız yan görevleri yapabilirsiniz. Açıkçası açık dünya kurgusu açısından Second Son’ın önceki inFamous’lar ile neredeyse hiçbir farkı yok. Önceki oyunlar ile aynı yan görevler bile yeni oyunda mevcut. Zaten Second Son ile ilgili en can sıkıcı konu da bu; mantık olarak ilk iki oyuna çok bağlı kalmış olması.
Nasıl mı?
İlk iki oyunda olduğu gibi inFamous: Second Son’da da özel güçleri olan bir karakteri yönetiyorsunuz. Yalnız bu sefer gücümüz elektrik değil, duman. Evet, gücümüzün ismi “duman” olarak geçiyor. Ama alev de desek yanlış olmaz sanırım.
Bu gücün kullanımı eski oyunlardakiyle neredeyse aynı. Düşmanlarınıza alevleriniz ile uzak menzilli saldırabilir, yakın mesafeden zinciriniz ile vurabilir, roket benzeri ağır saldırılarda bulunabilirsiniz. Bu açıdan inFamous: Second Son’ın farklı bir oynanış mekaniği getirmemesi, seriyi eskiden beri oynayanları üzebilir. Ama seriyle yeni tanışıyorsanız sizin için keşfedecek yeni bir dünya var demektir.
Tabii aksiyon anlamında temelde aynı mantığa sahip olması, köküne kadar aynı olduğu anlamına gelmesin. Birkaç yeni ve oldukça şekilli hareketimiz de var. Bunlardan en çok kullanacağınız aslında kaçma (dodge) hareketi olacak. Bu hareketi kullandığınız anda karakteriniz belli bir süre dumana dönüşerek çok hızlı bir şekilde hareket ediyor. Bu hareket sayesinde aksiyon alanından kaçmak, düşmanlarınıza hızlı saldırmak gibi şansları yakalayabilirsiniz.
Bu ve buna benzer birkaç yeni hareket sayesinde oynanış çeşitlenmiş ama dediğim gibi eski oyunlarla neredeyse aynı kalmış. Fakat burada bir yanlış algı oluşmasın, inFamous: Second Son’ın aksiyonu kesinlikle tek düze değil. Eski oyunlardan esintiler taşıması aksiyonun kötü olduğu anlamına gelmesin. Ben sadece mevcut olandan çok daha farklı şeyler görmek isterdim. Ama bu bir tercih meselesidir. Sonuçta Second Son ile beraber birçok yeni oyuncu inFamous serisiyle tanışacak ve inanın onlar bu aksiyona bayılacak.
Nereden mi biliyorum?
Çünkü ben bayıldım.
Hani diyorduk ya, “Yeni nesil nerede kardeşim, bu oyunlar nedir böyle?!” diye (en azından ben diyordum), inFamous: Second Son diyor ki, “Aha işte buradayım!”
inFamous: Second Son’ın iki vurucu noktası var. Ve bu iki noktayı birleştirmeyi çok iyi başarmış. Bunlardan ilki aksiyonu. Yukarıda bahsettiğim aksiyonun eski oyunlar ile aynı seyretmesi sorunu için yapımcı firmanın çözümü farklı güçleri oyuna eklemek olmuş. Bakın, farklı hareketler demiyorum, farklı güçler diyorum! Yani eski oyunlardaki gibi tek bir güce sahip değiliz. Duman gücümüzün yanında aktif olarak kullanacağımız üç güç daha bulunmakta. Senaryo icabı önemli olduklarından dolayı bu güçler hakkında çok ayrıntıya girmeyeceğim. Temel olarak hepsinin kullanım mantığı aynı olsa da, verdikleri zarar ve etkileri oldukça farklı.
Ve farklı olan bir şeyleri daha var:
Görselleri.
İşte burada da inFamous: Second Son’ın ikinci vurucu noktası ortaya çıkıyor. Grafikleri.
Second Son, grafik olarak PS4’ün gücünü oldukça iyi kullanmış. Hatta en iyi kullanan oyun bile olmuş diyebilirim. Karakter detayları, çevre kaplamaları, uzak çizim mesafesi harika bir iş çıkarıyor. Ama en önemlisi aksiyon esnasında bize sunduğu efektler. Karakterimizin özel güçleri ekranda inanılmaz bir görsel şölen ile karşımıza çıkıyor. Duman efektleri, alev efektleri sizi tam manasıyla bir Hollywood filminin içerisindeymişsiniz gibi hissettiriyor. Ama sadece bu kadarı da değil. Artık çarpıştığımız sıradan düşmanların da özel güçleri var. Kaya güçlerini bizlere karşı kullanmaktan çekinmeyen bu düşmanlarla savaşırken ortaya çıkan görüntüler, aksiyonu tam manasıyla zirveye taşıyor. Özellikle kalabalık savaşlarda ortamda uçuşan efekt sayısından kendinizden geçeceksiniz.
5 kişilik bir düşman grubuyla karşılaştığınızı düşünün. Bunlardan bir tanesi kaya fırlatabilirken, diğer ikisi kayayı kullanarak binalar arasında yükselebiliyor ve kaçabiliyor. Geriye kalan iki kişiyse ağır zırhlı ve yerden 5-10 metre yükseğe zıplayarak sizin yanınızda bir anda bitebiliyorlar. Şimdi bu düşman grubuyla karşılaşmanızı bir hayal edin. İlk olarak binanın tepesinden bu grubu gözetliyorsunuz. Tabii normal devriye halinde oldukları için sizden haberleri yok. Siz de sürpriz bir saldırı yaparak 1-0 öne geçmek istiyorsunuz.
“En azından ben böyle bir plan izlerdim.”
O yüzden de hemen çatının üzerinden bir göz gezdirdiğim düşmanların arasına havadan sert bir dalış yapıyorum ve alan etkili yumruğumla aralarına dalıyorum. Ama hata yaptığımı fark ediyorum, çünkü bunlar üç-beş serseri değil. Hemen gardlarını alıyorlar ve beni araya sıkıştırıyorlar. O da nesi?! Bir anda canımın azalmaya başladığını ve her tarafın bulanıklaştığını görüyorum. Yapılacak ilk şey buradan kaçarak tekrar avantajlı bir konuma gelmek, yoksa iki saniye sonra kendimi yerde bulacağım. Üstüme yağan kayaların arasından süzülerek kaçmaya çalışırken bir havalandırma görüyorum ve havalandırma deliklerinden geçerek en yakın binanın çatısında kendimi buluyorum. (Havalandırma içerisinde süzülebilme yeteneğimden bahsetmemiştim değil mi, evet, bu yetenek sayesinde hızlıca binaların tepesine çıkabiliyorum.) Tam çatıya çıkmış, rahat bir nefes alabileceğimi düşünürken. İki tane düşman kayalar ile beraber yerden yükseliyor ve karşı binanın duvarından bana ateş etmeye başlıyorlar. Çatı üzerinde sipere kaçabilecek bir yer ararken ben de alevlerim ile onlara karşılık veriyor ve mevzilenmeye çalışıyorum. Ve tekrar tam rahat ettim derken o uzağa zıplayabilen ağır zırhlılardan bir tanesini arkamda görüyorum. Son anda süzülerek yanında kaçıyor ve kaçar kaçmaz ağır roketlerimden bir tanesini üzerine bırakıyorum. Ancak bu sadece kendisinin birazcık canını yakıyor, hızını kesmeden üstüme kaya fırlatarak koşmaya devam ediyor. Tekrar havalanmam gerek. Hemen karşı binanın üstündeki havalandırmaya çıkıyorum ve bir diğer kaya atıcısını öksürük bombam ile sersemletiyorum, ortam biraz kararıyor ama karşı tarafın öksürmekten etkisiz hale geldiğini görebiliyorum. Anında zincirime davranıyorum ve yakın mesafeden zincirimle öksüren düşmanımın işini bitiriyorum. Ama fazla sevinmeye zaman yok, çünkü daha iki ağır zırhlı peşimde. Üstelik kayayla yükselen o düşmanlar da bana yakın binaların duvarlarında mevzilenmiş, ateş açmaya devam ediyorlar.
Peki, şimdi ne yapmam gerek?
***
Bu yukarıda özetlediğim olayın sonucunu sizlerle paylaşmadım çünkü aslında bu bir çatışmanın özeti değil, her bir çatışmanın kısa bir özeti. Oyun boyunca gireceğiniz her çatışma bundan çok daha büyük karmaşalar ve bir o kadar da büyük görsel şölen barındırıyor. O yüzden ister ana görevde, ister yan görevde olun, hatta isterseniz, hiçbir görevde olmayın. Her girdiğiniz çarpışmadan aynı hazzı alacaksınız. Her girdiğiniz çarpışma sizi bir başka Hollywood sahnesine sürükleyecek. Üstelik burada verdiğim örnek sadece duman gücünüzle sınırlı kalan bir örnekti. İleride kazanacağınız güçler ile düşmanların yanına ışınlanabilecek, hatta uçabileceksiniz bile. Üstelik savaş alanında da bu güçler arasında geçiş yaparak, bir anda stratejinizi ve ortamın çehresini değiştirebilme potansiyeliniz de bulunuyor.
“Kale ele geçir, şehri kurtar!”
Son dönem açık dünya oyunlarında oldukça popüler olan kale ele geçirme görevleriyse inFamous: Second Son’ın önemli bir parçasını oluşturuyor. Haritamızın büyüklüğü ideal bir seviyede. Üstelik haritanın her alanında bir düşman egemenliği var. Eğer bu egemenliği sonlandırmak isterseniz, her bölgede yer alan düşman yerleşkelerini ele geçirebilirsiniz. Düşmanlarınızın elinden ne kadar çok şey alırsanız o bölgede onları o kadar zayıflatabiliyorsunuz. Aksiyondan alacağınız zevki de düşünürsek, ister istemez kendinizi bu görevleri yaparken bulacaksınız.
Aslında ana görev ile yan görev arasında hikayenin ilerlemesi dışında çok fazla bir fark yok. Yani ana görevlerde daha uçuk aksiyonlara çok nadir giriyorsunuz. Hatta işin can sıkıcı taraflarından biri de bazı ana görevlerin sizi mecburi bir şekilde yan görev yapmaya itmesi. Eğer ana görevi aktif etmek istiyorsan, o bölgedeki düşman bölgesini temizlemen gerekir gibi çağ dışı kalmış görev anlayışını Second Son’da görmek üzücü. Hatırlatırım ki ilk Assassin’s Creed de buna benzer bir şey yapmış ve hemen vazgeçmişti. Neyse ki inFamous’ın aksiyonu AC’ye oranla çok daha zevkli olduğu için bu konuda şikayet edecek bir şey bulunmuyor.
“Bunlar görmek istediğimiz hareketler.”
Sony’nin uzun bir süredir sürdürdüğü gelenek inFamous: Second Son’da da devam ediyor ve oyun karşımıza tamamıyla Türkçe çıkıyor. İster altyazıyla isterseniz de dublajlı olarak Second Son’ı oynayabilirsiniz. Üstelik dublaj ekibi Second Son’da oldukça iyi bir iş çıkarmış. Orijinal kadroda yer alan Troy Baker gibi ses sanatçılarının altında kalmayarak, onlara yakın bir performans sergileyen ekibimizi tebrik ediyoruz.
Konuşmalarda yer alan argodan, esprilere kadar tüm çevirilerde dozaj korunmuş. Türkçe oynarken yer yer güleceğiniz esprilerden siz de benimle aynı sonuca varacaksınız.
“Hoş Geldin Yeni Nesil!”
Bu söyleceğimi abartı bulanlar olacaktır ama söylemezsem olmaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














